Soğuk Savaş Öncesi ve Küresel Sistemde Yaşanan Değişiklikler

Giriş
1945 ve 1991 yılları hem uluslararası ilişkiler hem de dünya siyaseti için önemli tarihi noktalardır. Çünkü her iki tarihte de uluslararası sistemler dönüşüme uğramış ve yeni sistemler kurulmuştur. Uluslararası sistemdeki bu değişiklikler, dünyada ekonomi, güvenlik, ticaret gibi birçok alanda ve devletlerin siyasetlerinde büyük değişiklikler meydana getirmiştir.
1945 yılında çift kutuplu bir yapıya dönüşen uluslararası sistemde iki kutup arasında Soğuk Savaş başlamıştır. 1945 öncesi uluslararası sistem olan çok kutuplu veya kimi yerlerde de ‘Klasik GüçDengesi’ sistemi olarak geçen sistemin unsurları ise yeni sistem ile birlikte değişikliğe uğramıştır. 1991 yılında ise SSCB’nin yıkılışının ardından tek kutuplu bir sistem oluşmuştur ve Soğuk Savaş dönemi unsurları da değişime uğramıştır. Var olan unsurların değişime uğramasının yanında yeni kurulan uluslararası sistemin getirdiği yeni unsurlar da literatürlere eklenmiştir.
Bu çalışmada Soğuk Savaş öncesi ve sonrası uluslararası sistemde meydana gelen değişiklikleri; ekonomi, güvenlik, terör, bilişim ve ticaret alanları açısından ele alacağız.
1.Soğuk Savaş Öncesi Uluslararası Sistem: Çok Kutuplu-Klasik Güç Dengesi
Soğuk Savaş öncesi uluslararası sistem bazı kaynaklarda çok kutuplu, bazı kaynaklarda ise ‘Klasik Güç Dengesi’ sistemi olarak adlandırılır. Çok kutuplu sistem 1648 Vestfalya Antlaşması ile birlikte oluşur ve 1945 yılına kadar devam eder.
Klasik Güç Dengesi sistemi, birbirleri ile ilişkili, bağımsız ve kapasite bakımından birbirlerine yakın olan birçok devletten meydana gelir. Bu sistemde devletlerden biri güç dengesini bozup diğerlerini yok etmeye çalışırsa, diğer devletler ittifak kurup o devleti mağlup eder ve dengeyi korurlar. Ayrıca yenilen devleti ortadan kaldırmak yerine tekrardan sisteme dahil etmeye çalışırlar. Bunun yanında bu sistemde devletlerin birbirleri ile ideolojik olarak benzerlik göstermeleri, hanedanlıklar arasındaki akrabalıklar gibi ilişkilerinin bulunması bu sistemin devam etmesindeki şartlardandır. Bu özellikleriyle Avrupa merkezli bir sistemdir. Çünkü bu özellikleri o dönem Avrupa ülkeleri taşımaktaydı.
Çok kutuplu veya ‘Klasik Güç Dengesi’ sistemde 1918-1939 yıllarını kapsayan iki savaş arası dönemde bazı değişiklikler meydana gelmiştir. Bu sistemin özelliklerinden devletlerin aynı veya benzer ideoloji ve hanedanlar arası akrabalık bağlarının bulunduğu ilişkileri bu dönemde bozulmuştur. Örneğin iki savaş arası dönemde Avrupa’da Almanya ile İtalya faşizm ideolojisine, SSCB ise komünizm ideolojisine geçmiştir. Bu bakımdan İngiltere ve Fransa, ayrıyeten uluslararası siyasette ABD ve Japonya ve buna benzer başka ülkelerin de aktifleşmesi ile Avrupa merkezli yapı bozulmaya başlamıştır. Tüm bu değişimler sistemin dönüşüm sürecine girdiğini belirtir. Bu dönemden geçiş dönemi olarak da bahsetmek mümkündür.
Dünyada İkinci Dünya Savaşı’nın bitimiyle iki süper gücün ortaya çıkışı ve Avrupa devletlerinin savaşta harap olmaları ile çok kutuplu veya ‘Klasik Güç Dengesi’ sistem yerini çift kutuplu sisteme bırakmıştır.
1.2. Soğuk Savaş ile Birlikte Gelen Değişiklikler
1.2.1.Soğuk Savaş

İkinci Dünya Savaşı’nın bitimiyle dünyada ABD ve SSCB, iki süper güç olmuşlardır. Bu iki devlet ideolojik olarak birbirlerinden farklı olmaları nedeniyle savaş sonucunda birbirlerinin izledikleri politikaları tehlikeli ve düşmanca bulmuşlardır. Bunun üzerine 1949 yılında ABD başkanı Harry S.Truman kendi ismini taşıyan bir doktrin yayınlayarak ABD’nin her alanda SSCB’ye karşı olduğunu belirtmiştir ve Soğuk Savaş resmi olarak başlamıştır.
ABD’nin önderliğindeBatı Bloğu, SSCB’nin önderliğinde ise Doğu Bloğu kurulmuş ve dünya iki bloğa ayrılmıştır. SSCB’nin nükleer silah denemeleri ile ABD’nin nükleer silah başatlığının bozulmasının ardından Soğuk Savaş daha da şiddetlenmiştir. Dünyada nükleer yok olma korkuları duyulmuştur. FakatABD ve SSCB çok büyük krizler yaşasalar da asla sıcak bir çatışmaya girmemişlerdir. Soğuk Savaş, SSCB’nin 1991 yılında dağılması ile son bulmuştur.
1.2.2.Değişimler
En temel değişiklik çok kutuplu bir yapıdan çift kutuplu bir yapıya geçişin yaşanmasıdır. Çünkü,birçok devletin neredeyse eşit güçte olmasından artık yalnızca iki devletin çok güçlü olması durumu doğal olarak bütün alanları etkileyen en önemli değişiklik olmuştur. Ayrıca dünyanın Avrupa merkezli yapıdan çıkması da önemli bir değişikliktir.
Ekonomik olarak incelediğimiz zaman çok kutuplu veya ‘Klasik Güç Dengesi’ sisteminde, devletler benzer ekonomik sistemlere sahiptiler. Avrupa devletleri, özellikle Sanayi Devrimi ile ekonomik olarak daha güçlü hale geldiler. Dönemin ekonomik açıdan en güçlüdevletleri Avrupa devletleriydi. Soğuk Savaş ile birlikte ABD ve SSCB ekonomik olaraken güçlü devletler olarak öne çıktı. Ayrıca devletlerin ekonomik sistemleri de farklılaştı. Örneğin, ABD’de kapitalizm sistemi varken, SSCB’de sosyalizm sistemi uygulanmıştır.
Ticari olarak düşünüldüğü zaman ise çok kutuplu veya ‘Klasik Güç Dengesi’ sisteminde devletler birbirleri ile ideolojik ve diğer unsurların getirdiği benzerlikler dolayısıyla sürekli olarak düşman kalamazdılar. Bu da tüm devletlerin birbirleri ile ticaret yapabilmesine olanak tanırdı. Özellikle o dönemde uluslararası sistem Avrupa merkezli olduğundan, Avrupa devletleri buna örnek verilebilir. Bu dönemde devletler arasındaki ticaret sadece savaş gibi olağanüstü durumlarda durmuştur. Soğuk Savaş döneminde ise iki blok arasında ticari ilişkiler çok sınırlı hale gelmiştir. Yalnızca aynı blok içindeki ülkeler arasında ticari ilişkiler gelişmiştir.
Güvenlik açısından ‘Klasik Güç Dengesi’ sisteminde, devletler güç dengesini sağlamak adına diğerlerine tehdit olan bir devleti yok etmemek kaydı ile etkisiz kılıp güvenliği sağlarlardı. Yenilen devleti ise yok etmek yerine, sisteme dahil etmek için hareket ederlerdi, böylece o devletin intikam güdüp sürekli olarak güvenliği tehdit etmesi engellenirdi. Bunun dışında bu sistemde tarafların neredeyse birbirleri ile aynı kapasitede olduklarından, güç dengesi kurulabilmiştir. Soğuk Savaşdönemindeise, iki blok arasındaki mücadele savaş riskini arttırmış ve her iki blok da herhangi bir şekilde oluşacaksaldırıya karşı tedbirli olmak için silahlanma hızlarını arttırmışlardır. Bu da sürekli olarak bir savaş tehdidini doğurmuştur. Ayrıyeten,iki süper güç arasında bu dönemde sıcak çatışma yaşanmamış olsa da bu iki devlet başka ülkelerde veraset aracılığı ile savaşmaktaydı. Bu da savaşların sona ermesi durumunu geciktirmekteydi. Ayrıca nükleer silahlanma da dünyada büyük bir endişe yaratmıştır. Bu sistemin son dönemlerinde yumuşama tavırları gözlemlense de yine de savaş tehdidi asla ortadan kalkmamıştır. Devletler ve halkları, bu dönemde işgal ve nükleer savaş tehdidi ile yaşamışlardır.
Dehşet dengesi kavramı Soğuk Savaşın literatürlere eklediği bir kavramdır. Nükleer bir savaşta karşılıklı yok olma düşüncesine dayanmaktadır. Özellikle bu dönemde her iki bloğunda ikinci vuruş kapasitesini arttırmaları bu düşüncenin artmasına neden olmuştur. İkinci vuruş kapasitesi, ABD’nin veya SSCB’nin ilk saldırıdan sonra karşı tarafın saldırı gücünü tümüyle yok edememesidir. Bu durum da karşılıklı yok olma tehlikesi oluşmaktadır. Dehşet dengesi böyle oluşur. Dehşet dengesi nükleer silahlanmayı daha fazla arttırmıştır fakat buna karşılık nükleer savaşı da engelleyen bir unsur olmuştur.
2.Soğuk Savaş Sonrası Uluslararası Sistem: Tek Kutuplu
SSCB’nin 1991’de yıkılmasıyla, Soğuk Savaş sonlanmıştır ve artık ABD dünyada tek süper güç olmuştur. Bununla birlikte dünya çift kutupludan tek kutuplu sisteme geçmiştir. Bu sistemde dünyaya ABD hegemonyası hakimdir ve adeta ABD dünyanın jandarmalığını üstlenmiştir. Ayrıca kapitalizm de dünyanın geri kalanına yayılmaya başlamıştır. Önceden Doğu Bloğu ülkeler de kapitalist sistemi benimsemeye yönelik adımlar atmışlardır.
Tek kutuplu sistemyerini artık günümüzde çok kutuplu bir yapıya bırakmaya başlamıştır. Çin, Hindistan gibi ülkelerin özellikle ekonomik alandaki gelişimleri ile ABD’ye gün geçtikçe daha çok yaklaşmaktadırlar. Hatta birkaç yıl sonra Çin’in ABD’yi geçeceği düşünülmektedir.
2.1.Tek Kutuplu Sistem ile Gelen Değişimler
Tek kutuplu sistem yalnızca eski sistemdeki unsurlarda değişiklik yaratmamış aynı zamanda yeni unsurlarda eklemiştir. Bunlar; terörizm, küreselleşme, bilişim alanlarıdır. Ancak yaşanan en büyük değişim iki süper gücün bulunduğu dönemden tek süper gücün bulunduğu döneme geçilmesidir. Bununla birlikte dünyada birçok değişiklik olmuş ve dünya hızla değişime uğramıştır.
Ekonomik açıdan incelediğimiz zaman, çift kutuplu sistemde görünen iki farklı ekonomik anlayış ve iki başat ekonomik güç modeli son bulmuştur. Tek kutuplu sistem ile birçok devlet ekonomik açıdan kapitalist sisteme geçmiş ve ABD tek başına en güçlü ekonomik güç olmuştur. Bunun da etkisi ile birlikte ülkeler, özellikle eski Doğu Bloğu ülkelerinin Soğuk Savaş sonunda ekonomik olarak sıkıntılar çekmesi üzerine, yeni sisteme adapte olmak için demokratikleşmiş ve kapitalist düzene geçmiştir.
Ticari açıdan incelendiğimiz zaman, çift kutuplu sistemde, yalnızca aynı blok içindeki ülkelerde ticaret gelişmişti. Bloklar arası ticaret ise çok azdı. Tek kutuplu sistemde ise yine bu sistemde oluşan küreselleşme ile ticaret gelişmiştir. Blokların olmadığı ve iletişim ile ulaşım araçlarının geliştiği bu dönemde ülkeler arası ticaret artmış, dünyada sınır tanımaksızın ticaret yapılmaya başlanmıştır.
Güvenlik açısından incelediğimiz zaman ise, çift kutuplu sistemde sürekli olarak nükleer tehlike veya blokların birbirlerine saldırması sonucu çıkacak bir savaş tehlikesi yaşanmaktaydı. Tek kutuplu sistemde ise artık genellikle devletler arası savaşın değil terörün oluşturduğu tehdit ön plandadır. Devletler terörle mücadeleye daha fazla önem vermektedir. Özellikle çeşitli coğrafyalarda terör faaliyetlerinin yüksek olması ciddi güvenlik tehlikesi olarak görülmektedir.
Terör kelimesi tek kutuplu sistem ile birlikte oluşmuştur. Özellikle SSCB’nin dağılması ile oluşan güç boşluklarında ve istikrarsız bölgelerde oluşan terör faaliyetleri devletler için ciddi güvenlik tehditleridir. Terör gruplarının gerilla taktiği ile savaşmaları ise büyük ordulara bile ciddi kayıplar verdirebilmektedir. Bu sebeple devletler terörle mücadele konusunda çok dikkatli ve hassaslardır. İkiz Kuleler’e 11 Eylül 2001 tarihinde yapılan saldırı ile birlikte uluslararası gündemde terörönem kazanmıştır. Terör faaliyetlerinde bu tarihten sonra artış gözlemlenmiştir.Günümüzde devletler terörle mücadelelerini çok sıkı yönetmektedirler. Terör ise bir numaralı güvenlik tehdidi olmayı sürdürmektedir.
Bilişim açısından baktığımızda ise tek kutuplu sistem döneminde bu alanda ciddi ilerlemeler kaydedilmiştir. Özellikle 2000 yılı ve sonrasında bilgisayar ve akıllı cihazların çok hızlı gelişmesi bir yeniliğe neden olmuştur. Öncelikle bu alandaki ilerlemeler küreselleşmeyi meydana getirmiştir. Bunun haricinde olumsuz birtakım sonuçlar da vardır. Bunlar artan siber saldırılar ve hacker saldırılarıdır. Devletler terör kadar bunu da güvenlik tehdidi olarak algılarlar.
Küreselleşme kavramı, 21.yüzyılda iletişim ve ulaşım araçlarındaki hızlı gelişmenin ardından dünyada oluşan uluslararası bütünleşmedir. Dünyada sınırların kalkması olarak da tanımlanabilir. Bu bağlamda üretim, fikirler, ticaret, kültürler adeta sınır olmaksızın dünyada dolaşabilmektedir. Küreselleşme kavramı aslen tam bir tanıma sahip değildir. Bunda küreselleşmenin çok boyutlu olmasının da etkisi vardır.
Sonuç
Uluslararası sistemdeki değişimler dünyada birçok alanda değişikler meydana getirmiştir. Aynı zamanda uluslararası literatüre yeni olgular da eklemiştir. Uluslararası sistemde temel aktörler devletlerdir ve buna bağlı olarak da değişimlere neden olan temel unsurlarda devletlerdir. Uluslararası değişim için özellikle önemli olan yıllar 1945 ve 1991 yıllarıdır. Çünkü bu dönemde Soğuk Savaş dönemi veya çift kutuplu uluslararası sistem var olmuştur. Güvenlik, ticaret, ekonomi gibikavramlar hem Soğuk Savaş’ın başlangıcı hem de sona ermesi ile değişime uğrayan en temel unsurlardır.
1945 yılında çok kutuplu sistemin yerini Soğuk Savaş’a bırakması ile, bu sistemin unsurları da değişime uğramıştır. Güvenlik, ticaret, ekonomi alanlarında başta olmak üzere değişimler yaşanmıştır. Örneğin ticarette çok kutuplu sistemde tüm devletler birbirleri ile ticaret yapabiliyorken, Soğuk Savaş döneminde yalnızca aynı blok içindeki ülkeler arasında ticaret gelişmiştir.
1991 yılında ise Soğuk Savaş sistemi veya çift kutuplu sistem ise yerini tek kutuplu sisteme bırakmıştır. İki süper güçten birinin yıkılması ile dünyada yalnızca tek süper güç kalmıştır. Bununla birlikte çift kutuplu sistemin unsurları da değişime uğramıştır. Ticaret açsısından bu değişimi örnekleyecek olursak Soğuk Savaş’ta sınırlı bir uluslararası ticaretin yalnızca aynı blok ülkeleri arasında gelişmiştir. Tek kutuplu sistem ile birlikte ise uluslararası ticaret, bu sistemde ortaya çıkan küreselleşmenin katkılarıyla da tüm ülkeler arasında sınırları tanınmaksızın gelişmiştir.

BARIŞ ARI

Kaynakça

BAYAR, F. (tarih yok). Küreselleşme Kavramı ve Küreselleşme Sürecinde Türkiye. Uluslararası Ekonomik Sorunlar.

CAfiIN, M. H. (2002). SOĞUK SAVAŞ SONRASINDA ASKERÎ STRATEJİK İSTİHBARATIN YENİ VİZYONU. Avrasya Dosyası, İstihbarat Özel.

Duman, M. (2002). Hegemonya ve Güçler Dengesi Bağlamında Uluslararası Siyaset ve İktisat İlişkileri . Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

EMEKLİLER, D. B. (2017). 21. YÜZYILDA KÜRESEL SISTEMIN YAPISAL DÖNÜŞÜMÜ: YENI DÜZENARAYIŞININ TEMEL PARAMETRELERI. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü .

Erdoğan, İ. (2013). Küreselleşme Olgusu Bağlamında Yeni Güvenlik Algısı . Akademik Bakış.

Ertan Efegil, N. M. (2009). Soğuk Savaş Sonrası Dönemin Uluslararası Sisteminin Yapısına İlişkin Görüşler Üzerine Bir Eleştiri. Akademik Bakış.

KANTARCI, Ş. (tarih yok). Soğuk Savaş Sonrası Uluslararası Sistem: Yeni Sürecin Adı “Koalisyonlar Dönemi mi? Güvenlik Stratejileri.

Kolasi, K. (2013). SOĞUK SAVAŞ’IN BARIŞÇIL OLARAK SONA ERMESİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER TEORİLERİ. SBF.

Oğuzlu, P. T. (2019). GÜÇLER DENGESİ. Güvenlik Yazıları.

Ö. Selçuk EMSEN, M. K. (tarih yok). İCARİ VE SİYASAL LİBERALİZASYON VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİLERİ: GEÇİS EKONOMİLERİ DENEYİMİ.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s